SAKLAMBAÇ !!!



Yıl:2007 Ben 8 Yaşında Bir Çocuktum. ismim:İsmail Şuan ise 21 Yaşındayım. Bu Anlatacağım Hikaye Tamamen Gerçek Ve Başımdan Geçmiş Bir Hikayedir. Mutlu bir ailemiz Vardı. Bulgaristan'da (Balçık) şehrinde doğmuştum. Yaşadığımız yer ise tamamen ormanın ortasıydı dedem ve Ninemden kalma evdi. Korkusuz bir çocuktum Dışarıda Sabah 8:00 de kalkar akşam 21:00 kadar dışarıda komşularımızın çocuklarıyla oyunlar oynuyorduk en çok oynadığımız oyun ise saklambaç oyunuydu yaz saatleri gece 21:00 gibi bir araya gelip saklambaç oynuyorduk karanlığı seviyordum ve bu oyunu oynarken geceleri çok keyif alıyordum her ne kadarda korkunç olsa da ormanlarda saklanıp beni bulmalarını bekliyordum düşünsenize hangi çocuk gecenin bir yarısı ormanlarda saklanırdı ki sanırım biraz gözü korkmaz çocuktum yada öyle sanıyordum. Her akşam bu oyunu oynar evime rahat bir şekilde toplanırdım ta ki bir gece. yine böyle saklambaç oyunu oynamak üzere 21:00 da dışarıya çıkıp bir araya gelmiştik.

Bizim evin yani başında koskoca dere gibi bir yer vardı oraya çöplerimizi atıyorduk. Çünkü bizim yaşadığımız yerde çöp kovası yoktu ısız bir yer olduğu için devlet pekte ilgilenmiyordu.

O gece içimde bir acayip bir his vardı tam ne olduğunu bilmiyorum ama garip gibiydi hiç böyle hissetmemiştim saklambaç oyununu oynamaya başladığımızda ben ormanın derinlerine tekrar dalmıştım bir ağacın köküne yaşlanıp birinin beni bulmasını bekliyordum sonra ise bir fışıldama sesi duydum.

''ARKANA BAK!'' ne olduğunu anlamamıştım dedim gibi korku nedir pek bilmiyordum arkama döndüm ve hiç kimseler yoktu. Düşündüm ki bir arkadaşım bana şaka yapıyor diye "SESLENDİM'' Seni görüyorum hadi cık oradan diye aslında kimseyi görmüyordum sadece birisi varsa çıkması için öyle demiştim. Sonra bir şey farkettim arkadaşlarımın sesini normalde duyardım ama hiç ses yoktu önce oyundan vazgeçtiklerini düşündüm ve onları aramak için ormandan çıkmaya karar verdim ama ''ÇIKAMADIM'' yürüyordum ama sanki yol bitmiyor gibiydi daha hızlı yürümeye başladım ama yinede yol bitmiyordu sonra koşmaya başladım deliler gibi ama nafile çıkamıyordum.

Kayboldumu düşündüm ve nefesim daralmıştı oturdum yere ağlamaya başladım tek korktuğum ailemi göremicek olmam ve bana kızacaklarıydı daha sonra tekrar bir fışıldama sesi duydum ''АRKANA BAK'' аma bu seferki sanki kulağımın dibindeydi arkaya kafamı çevirdim ve onu gördüm o büyük uzun bir adamdı SİMSİYAH adeta suratı gözükmüyordu işte o an korku nedir nasıl bir hisstir çok iyi anladım nutkum tutulmuştu nefesimi kontrol edemiyordum kalbim adeta yerinden çıkıcak gibiydi. Ağzımı açmaya çalıştım ama ağırlaşmıştı açamıyordum gözlerim yuvalarından çıkıcak gibi büyüdü korku içerisindeydim aya kalktım koşmak için arkamı döndüm ama o yine karşımdaydı napıcaktım bilmiyorum o hiç tepki vermiyordu sadece duruyordu ben izliyordu ben ise bayılmak üzeriydim.

15 saniyeye kadar birbirimize baka kaldık sonra o üzerime doğru yürümeye başladı ben ise geri geri gidiyordum onun tek ayak adımı benim nerdeyse 5 adımım kadardı ama ondan gözlerimi alamıyordum geriye doğru gidiyordum ama aynı zamanda ona bakıyordum. Sonra birden koşmaya başladı ben ise arkamı dönüp koşmaya başladım deliriyordum çıkamıyacağım ordan diye sonra birden kendimi yolun ortasında bulduğum bizim evin sokağıydı eve doğru koşmaya başladım bizim evin kapısının önüne vardım ışıklara doğru dudağımda bir ağırlık hissediyordum içeri girdim bizimkiler yatıyordu hemen onları kaldırmaya başladım ama sesim çıkmıyordu. Onları sarsıklamamla uyanmışlardı beni görünce Annem çığlık atı resmen ne oldu diye başladı bağırmaya her nekadarda anlatmaya çalışsam anlatamıyordum. çünkü dudağım ortadan ikiye yarılmıştı!

Babam Beni Kucağını Alıp hemen hastaneye götürmüştü dudağımı diktiler doktorlar ne oldunu sorduğunda,ise ailemde bir şey bilmiyordu Babam doktora durumu anlatmaya başlamıştı hemşireler beni ise acile dikiş atmaları için içeriye almışlardı. Dudağımı diktikten sonra eve gelmiştik. ben narkoz etkisinden hemen uyumuştum sabah uyandığımda ise annem beni kolumdan tutup hocaya götürmüştü dilimin çözülmesi için hoca beni okumaya başladı sonra bir muska ve okunmuş su verip ve aileme bu çocuk çok korkmuş cinlere şeytanlara karışmış onu göz önünde bulundurun demişti annem babam ise şok içerisindeydi beni eve götürüp annem okunmuş su ile yıkadı ve içirdi bana ne olduğunu sormaya çalışıyolardı ben ise anlatmakta zorluk çekiyordum. Babam konuyu kapatmasını söylemişti Anneme bidaha bu konu açılmasın diye uyarmıştı ve böylelikle 3 ay sonra konuşabiliyor ama o çocuk o mutlu o çocuk yoktu onun yerine korkak dışarıya bile kafasını çıkarmayan çocuk gelmişti. ailem bunu unutmam için elinden geleni yapıyolardı ufakta olsa hediyelerle unutturmaya çalışıyorlardı ben gitarı çok severdim babam bana zorda olsa ufak çocuk için gitar almıştı onunla evde oynar çalmaya çalışıyordum ve böylelikle de dikkatim dağlıyor onu düşünmüyordum.. çünkü bu 3 ay içerisinde sadece onu düşünüyor ve uyamıyordum geceleri rüyamda suriyetini görür ve yyerimde zıplarayak kalkardım.

Bu Böyle baya bir süre devam etti ama madiyat ile sıkıntılarımız oluşmaya başlamıştı çünkü ailem ben korkuyorum diye beni brakıp işe gitmiyolardı ama bu böyle nekadar devam edebilirdi ki ... Bir gün babam bana artık korkmamı ve benim cesur olmamı söylemişti onların çalışmasını ve bu evi geçindirmekle hükümlü olduğunu söylemişti ben ise gitmesini istemiyordum ama erzağımız tükkeniyordu gün geçtikçe kuru ekmek yemeğe muhtağaç kalıyorduk ve bu yüzden babamın bu konuşmasını anladım ve ona ''Tamam Baba sen iyisini bilirsin ben artık okadar korkmuyorum demiştim"ama aslında çok korkuyordum.. Ertesi Gün Yatağımdan Uyandım ve evde kimseler yoktu yatağımdan kalktım giyindim ve gitarimi elime almıştım kendi kendime çalırmış gibi yapar ve şarkı söylüyordum daha sonra evdeki Telefon çaldı açmak için kalktım ve açtığımda ise Almanyadadan Bir kadın vardı bana Hatice sen misin? dedi bende hayır ben oğluyum siz kimsiniz diye sordum oda oğlum ben senin teyzenim Meryem teyzen dedi Meryem Teyzemi? ben onu hiç tanımıyordum annemin anatığı kadarıyla ben küçükken o Almanya'da evlenmiş diye biliyordum Bana telefonda kendisinin bulgaristanda olduğunu ve balçık otogarda olduğunu söyledi ve bize gelip bi çay içmek ve annemle görüşmek istediğini söyledi bende buyur teyze gel dedim ama annem işte ben evde yanlızım dedim oda tamam ben geliyorum hem anne ne süpriz olur hemde sen yanlız kalmamış olursun dedi bende tamam teyzeciğim diyerek kapatım telefonu otogar bize 15dk araçla gelinebilcek uzaklıktaydı ama 1 saat geçmesine rağmen kimse gelmemişti ben tekrar yatağıma oturup gitarımı elime aldım kendi kendime söylenirken kapı çaldı ve teyzem geldii diyerek kapıyı açtım karşımda bı kadın duruyordu bana merhabaa ismail ben meryemm teyzen dedi sarıldı öptü şaşkındım ilk defa teyzemi görüyordum annemin bana fotoğraflarda gösterdi gibi bi kadındı içeriye girdik teyzem uzun uzun anlatmaya başladık o bana almanyada geçirdi günleri anlatıyordu bende ona teyzee niye şimdiyadek hiç gelmedin diye sordum oda oğlum ben çok istedim gelmeyede annen beni istemiyordu dedi teyzem annemle kavgalı ayrılmışlar teyzemin anlatığına göre annem onun kocasını hiç sevmemiş ve evlenmesini istememişti ama teyzem kendisine aşık olduğunu ve burda durmayacağını söylemiş ve bi gece kaçmış ona diye söyledi ben şaşkınlıkla teyzemi dinlerken kapı tekrar çaldı teyzeme otur teyze ben bakarım dedim kapıya doğru ilerledim açtığımda bi yaşlı bi dede çoban karşımdaa duruyordu bana evladım ben karşı bayırda oturan bi çobanım burdan geçerken susadım ama hiç bi yerde su bulamadım haplarımı içmem gerek öğleni geçti dedi bende tamam dedeciğim burda bekle diyerek içerden su almaya gittim teyzem kim o dedi yaşlı bi dede çobanmış su istiyor dedim teyzemde burda çobanda mı var dedi bende ilk defa görüyorum teyze dedim sonra suyu dedeye götürdüm dede baya susamış ve bitkindi haplarını içtikten sonra sağolasın evladım su verenlerin çok olsun dedi ben yoluma gideyim artık dedi ve gitti kapıyı kapatım içeriye teyzemin yanına gitim teyzemde oğlum ben bi markete uğrayım gelirken elim boş geldi birşeyler alırım ayıptır böyle dedi sen geliyormusun diye sordu teyzem ben gelemem teyze evde gitar çalıyorum dedim çünkü dışarıya hala çıkmaya korkuyordum teyzem burda otur ben hemen gelicem diyerek evden çıktı bende evde oyuncağımla kalmıştım sonra telefon çaldı açtığımda ise arayan annemdi oğlum biz geliyoruz birşey istiyormusun dedi bende yok annecim ama 1 saat önce Almanyadaki teyzem geldi eve seni görmeye gelmiş dedim annemin telefonda sesi kesilmişti aloo anne dedim oğlum nasıl teyzen neden bahsediyorsun sen dedi bende Anne almanyadaki teyzem hani şu fotoğraflarda olan annem şaşkınlık içerisinde oldunu ses tonundan anlamıştım oğlum senin teyzen sen daha bebeken öldü dedi ben buz kesilmiştim neoldunu anlamamıştım az önce 1 saat önce evimde olan kadın kimdi annem telefonu kapat hemen geliyoruz dedi ve ben tekrar korku içerisinde ağlamaya başladım annem eve geldiğinde ona herşeyi anlatım oda hırsız birşey diye düşündü daha sonra evi kontrol etiler evde hiç birşey alınmamıştı sonra otorup fotoğraf albumünü dolaptan aldı ve açtı ve ağlayarak bu kadın mı geldi eve dedi bende evet anne bu kadındı göz yaşlarına boğuldu ben ise korkuyordum sonra fotoğrafta birşey dikkatimi çekti bi adam vardi elinde bastonuyla bu kim anne dedim oğlum o senin büyükbaban o köyde öldü sen onu hiç görmedin dedi ama aslında onu görmüştüm o gelen çoban aslında büyükbabamış. şuan 21 yaşındayım bunları yazarken bile gözlerim doluyor anladım tek birşey oda artık ben bir cesur çocuk değildim..

33 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör